in

KızgınKızgın

Kılıçdaroğlu Koltuğunu Bırakacak mı: ‘Oyumuz artmıyorsa sorumlusu biziz’ dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, oylarının bekledikleri ölçüde artmadığını belirterek, “Artmalı mı, artmalı. Oyumuz beklediğimiz ölçüde artmıyorsa sorumlusu biziz. Vatandaş değil” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin oy oranlarının artmama sebebi olarak partiyi gösterdi, fakat sorumluların ismini vermedi. ‘Oyumuz artmıyorsa sorumlusu biziz‘ diyerek acaba ‘bir istifa haberi de Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ndan mı gelecek‘ yorumlarına sebep oldu!

Batı ve uzak doğuda bulunan gelişmiş ülkelerde parti başkanları seçim kaybettikten sonra istifalarını verip, yeni oluşumlara kapıyı açarken, yıllardır CHP’nin Genel Başkanı olan Kılıçdaroğlu’nun böyle bir hamle yapmaması hep tartışma konusu olmuştu. Peki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, oy oranlarının artmamasında kendinde ne kadar sorumluluk görüyor, istifa etmeyi hiç düşündü mü?

CHP Ekonomi Masası’nın değerlendirme toplantısında konuşan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamalarda istifa ya da sorumluluk namına herhangi bir açıklama yapmazken, topu orta sahada çevirmeye devam etti.

KILIÇDAROĞLU NE DEDİ?

  • Türkiye’de çözülemeyecek hiçbir sorun da yoktur. Her sorunu akılla, uygulamayla, bilgiyle, birikimle çözmek mümkündür. Önyargılarımızdan arınarak, var olan sorunların üzerine eğilerek, sorunların kaynağına inerek sorunları çözebiliriz. Sorunun çözümünde önce bir stratejinizin olması lazım. “Ben hangi stratejiden yola çıkarsam sorunu çözebilirim” diye. O zaman biz öyle bir strateji belirleyelim ki sorunu çözme açısından alacağımız her kararı bu stratejinin içerisine yerleştirebilelim.
  • Dört aşamalı bir strateji oluşturulması gerekiyor. Bunun birinci aşaması can ve mal güvenliği. Can ve mal güvenliği “Ben rahatlıkla yatırım yapabilirim, ben bunu söylediğim zaman asla zarar görmeyeceğim, malıma da zarar gelmeyecek canıma da zarar gelmeyecek” demektir.

TÜRKİYE’NİN ÜRETMESİ LAZIM

  • İkinci aşama; Türkiye’nin üretmesi lazım. Her alanda üretmesi lazım. Demokrasi varsa düşünce alanında insanlar bilgi üretecekler. Üniversiteler bilgi üretecek. Üniversitelerden aykırı bir söz çıktığı zaman ‘Vay sen bunu niye söyledin’ denilmeyecek. Onun düşüncesine saygı gösterilecek.
  • Üçüncü aşama; yarattığımız katma değeri hakça paylaşacağız. Herkesin işi, aşı olacak. Güçlü bir sosyal devleti inşa etmek zorundayız. Dördüncü aşama ise sürdürülebilirlik. Ekonomi süratle gelişiyor, Türkiye’nin en az 25-30-40 yıllık planlar yapması gerekiyor. Dünya nereye gidiyor, biz nereye gideceğiz? Buradan bütün iş dünyasına sesleniyorum, sizin dinamizminizi en iyi ben biliyorum.

SON 10 YILDA EN BÜYÜK DEĞİŞİMİ YAŞAYAN PARTİYİZ

  • Kaç anket bizim oyumuzun düştüğünü gösteriyor? Bir anket çıktı. Onun dışında hiçbir anket bizim oyumuzun düştüğünü göstermedi. “Oyunuz beklediğiniz ölçüde artıyor mu?” Hayır. Artmalı mı, artmalı. Oyumuz beklediğimiz ölçüde artmıyorsa sorumlusu kim, sorumlusu biziz. Vatandaş değil.
  • Biz 81 ile esnafla görüşmek için milletvekili gönderdik mi, gönderdik. Sorunları bizzat ayaklarına giderek saptadık mı, saptadık. Başka yapan parti var mı, yok. Vatandaşa güven vermek lazım, vatandaşa güveni çalışarak vereceğiz. CHP’yle ilgili şöyle bir algı daha vardı: CHP hep eleştirir, öneri yoktur. Bunu defalarca Cumhurbaşkanı Erdoğan da söylerdi “Siz hep eleştirirsiniz” diye. Ama şunu ifade edeyim ki son 10 yılda en büyük değişimi yaşayan parti CHP’dir.

Sen ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0
apple m1 işlemci özellikleri

Apple MacBook Air, MacBook Pro ve Mac Mini Modellerini Duyurdu! İşte Özellikleri ve Türkiye Fiyatı

uluslararası sağlık çalışanları yılı

2021 Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı İlan Edildi